TEKÂSUR SURESİ

Bismillâhirrahmânirrahîm

102/TEKÂSUR-1: Elhâkumut tekâsur(tekâsuru).
Çoklukla (mal, mülk, evlât ile) övünmeniz sizi oyaladı.

102/TEKÂSUR-2: Hattâ zurtumul mekâbir(mekâbire).
Hatta övünmek için kabirlerinizi bile  ziyaret edip (ölülerinizi) saydınız. 

Müşriklerde ahiret inancı olmadığı için Allah’tan verilecek ödül ve mükafatın tamamen dünya yaşantısı üzerinde olduğuna iman ederlerdi. Bu nedenle, ne kadar çok mal ve evlat sahibi iseler Tanrı’nın onları o nisbette sevdiğine ve ödüllendirdiğine inanarak insanlar arasında kibirlenirlerdi. Müşrikler arasında; Mal mülk ve evlat çokluğu Tanrı’nın bir mükafatı olarak kabul gördüğü için; Müşrik halk da malı ve evladı çok olan kişileri tanrının sevgili kulu olarak görüp o kişilere olağanüstü itibar ederlerdi. {Bkz; Sebe suresi 34~39} ayetlerinde açıklandığı üzere; Bu yüzden tüm Müşrik inançlarda zengin varlıklı kişiler daima sözü dinlenip itibar ve itaat edilmesi gereken üstün sınıf olarak kabul görüyordu. Tekasür suresi 1~3 ayetlerinde de vurgulandığı gibi, müşrikler bu çarpık inançla mezarlardaki ölülerini bile sayıp tanrı sevgisine nisbet ederek halk arasında kibirleniyorlardı. Oysa İslamda dünya hayatı, üzerinde kısa bir süre kalınan sadece bir sınav süreci hayatıdır. Bkz;Hadid suresi 20~24. Ayetlerinde çokluk yarışıyla kibirlenen müşriklerin bu kibirlenmeleri Allah’ın sevgisine nisbet edilecek bir şey değildir bilakis yeryüzü sınavında bir fitne metasıdır. Bu durum müminleri asla yanıltmasın buyurulmaktadır.

102/TEKÂSUR-3: Kellâ sevfe ta’lemûn(ta’lemûne).
Hayır! Siz yakında bileceksiniz.

102/TEKÂSUR-4: Summe kellâ sevfe ta’lemûn(ta’lemûne).
Hayır! Siz yakında (size şimdi tebliğ edilen hakikatı yaşayarak) bileceksiniz.

102/TEKÂSUR-5: Kellâ lev ta’lemûne ilmel yakîn(yakîni).
Hayır, keşke siz, İlm’el Yakîn ile (Tebliğ edilen Kuran bilgisiyle) gerçeği (şimdiden) görebilseydiniz.

102/TEKÂSUR-6: Le terevunnel cahîm(cahîme).
Mutlaka (size Kuran ile tebliğ edilen) cahîmi (alevli ateşi/cehennemi) göreceksiniz.

102/TEKÂSUR-7: Summe le terevunnehâ aynel yakîn(yakîni).
Sonra mutlaka onu Ayn’el Yakîn ile (hakikatı gerçekleşmiş halde) göreceksiniz.

102/TEKÂSUR-8: Summe le tus’elunne yevmeizin anin naîm(naîmi).
Sonra izin günü sizler; (Allah’ın bir Rahmeti olarak şimdi size uyarılarla tebliğ edilen) ni’metlerinden (ayetlerinden) mutlaka sorgulanacaksınız. (İzin günü cehennem sorgusu için Bkz;Meryem suresi 68~73)